Sık Sorulan Sorular


1-Suyun TDS değeri nedir? Suyun kalitesi veya sağlıklı olup olmadığı konusunda bir fikir verir mi?

TDS’nin tam karşılığı “Toplam çözünmüş katı maddeler” dir. İngilizce “total dissolved solids” in kısaltmasıdır. TDS, suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden bir tanesidir. Suyun TDS değeri suyun kirli veya temiz olduğunu ifede etmez. Cihaz sadece sudaki çözünmüş katı maddelerin miktarı hakkında bir değer verir. Bu nedenle bu kriter sağlık bakanlığının insani tüketim amaçlı sular yönetmeliğinde belirtilen temel analiz kriterleri arasında da yer almaz. Reverse Osmosis su arıtma cihazlarında bu değer çok düşük çıkar (0-15). Bu da suyun neredeyse saf su haline geldiğini gösterir. Oysa ki suda insan vücudu için son derece yararlı olan kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller bulunmaktadır. Musluk ucu arıtma cihazlarının en önemli avantajlarından birisi de bu faydalı mineralleri arıtmamasıdır. Greentechwater arıtma cihazlarımızdan çıkan suyun TDS değerinde bu nedenle çok büyük değişiklik gözükmez. Özellikle evinize arıtma cihazı tanıtımı için gelen satıcıların en fazla başvurdukları yöntem TDS cihaz testidir. Bu yöntem suyun sağlıklı olup olmadığı konusunda hiç bir fikir vermez. Sadece suyunuzun sertlik derecesi konusunda fikir verir. Avrupa Birliği minimum TDS değerinin 150 ppm, Dünya Sağlık Örgütü ise minimum TDS değerinin 100 ppm olmasını önermektedir. Avrupa'nın en çok satılan su markası Evian’ın TDS değeri ise 270 ppm dir.


2-Suyun Ph değeri ne demektir? Suyun kalitesi veya sağlıklı olup olmadığı konusunda bir fikir verir mi?

PH değeri herhangi bir çözeltinin asitlik veya bazlık durumunu ifade eden ölçü birimidir. Çözeltilerin pH değeri 0 ile 14 arası değişmektedir. 0 - 7 arası asidik, 7- 14 arası ise bazik çözelti anlamına gelmekte olup, 7 nötrdür.

İçme sularında suyun pH değeri hafif alkali veya nötr olmalıdır.  Bundan dolayı suyun pH değerinin 7 veya üzerinde olması tavsiye edilmektedir.


3-Minerallerden arındırılmamış su içmek neden önemli?

Suyun içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum dışındaki mineraller de son derece önemlidir. Doğada ve insan vücudunda 84 element bulunmaktadır. İnsan vücudunun bütün bunlara ihtiyacı vardır, çünkü bu elementlerin hiçbiri insan vücudunda üretilmemektedir. Bu minerallerin tamamı doğal sularda bulunmaktadır. Mineraller insan yaşamı için çok önemlidir. İnsanın kemik ve kan hücrelerinde kalsiyum ve demir bulunur. Aynı şekilde sinir hücrelerinin çalışması, kasların gerilip gevşemesi gibi canlılık olaylarında minerallerden gelen metaller büyük rol oynar. Vücudumuzdaki enzim ve vitaminlerin çalışması için de mineral kökenli maddelere ihtiyaç vardır.

Doğal sular ters ozmoz özellikli arıtıcılardan (tezgah altı üstü arıtıcılar) geçtikten sonra minerallerinin hemen hemen tamamını kaybeder.

 

4-Damacana veya pet şişe sular sağlıklı mıdır?

    A-Ozon oksidasyon gücü çok yüksek ve bilinen en güçlü dezenfektandır. Dünyanın birçok ülkesinde, içme sularının sterilizasyonunda ve şişe su üretimi yapan firmaların bir kaçı dışında  tamamında ozon kullanılmaktadır. Dolum amacıyla tesise getirilen suya ozonla zenginleştirilmiş hava yöntemi uygulandığında, bütün bakteri ve virüslerin dezenfeksiyonu, tat, koku ve rengin giderilmesi, yosunların yok edilmesi ve oluşumunun önlenmesi sağlanır.

Ancak bu tür bir dezenfeksiyonun çok ciddi zararları da bulunmaktadır.

- Sularda doğal olarak bulunan bromür maddesi ozon (ozonla zenginleştirme hava yöntemi) uygulandığında kanserojen bir madde olan bromata dönüşür. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ve EPA (Amerikan Çevre Koruma Kurumu) gibi kurumların yapmış oldukları bilimsel araştırmalarda, yapısında bromür bulunduran suların ozonlama sonrası bromat oluşturduğu, bromatın da uygulanan deneyler ve araştırmalar sonucunda kanserojen olduğu belirtilmiştir.

-Bu işlem çok güçlü oksidasyon yapısı nedeniyle sudaki mangan ve arsenik, gibi insan sağlığı açısından tehlikeli olan maddeler ile birlikte yararlı mineralleri de yok eder. Bu yöntemden geçirilmiş bir suya artık doğal su diyemeyiz.


   B-Damacana ve pet şişelerde kullanılan plastiğin hammaddesi olan Bisfenol A (BPA) bileşimi, aşağıda sıralanan olumsuz şartlar sonucu suya karışmaktadır.

-Damacananın 50 seferden daha fazla sayıda kullanılması.

-Damacananın iki yıldan daha uzun süre kullanılması.

-Damacananın sıcak ortamda (14 derece üzeri) veya güneş ışığı altında bekletilmesi.

Bu kimyasal madde diyabete, kalp sorunlarına, cinsel bozukluklara, hatta kansere yol açmaktadır.


  C-Damacanalar dönüşümlü ambalajlardır. Her dolumdan önce tam otomasyon sistemlerle yıkanması ve sterilizasyon işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Yıkama işleminin ise Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine uygun olarak minimum 55 derece ve üstü bir ısıda gerçekleştirilmelidir. Ayrıca damacanaların dolum işleminden önce bir dış yıkama ünitesinden, daha sonra da dört ayrı iç yıkama ünitesinden geçmesi gerekmektedir. Damacanalar bu iç yıkama ünitelerinin bazılarında deterjanlı, sıcak ve dezenfektanlı suyla yıkanmaktadır. Bu süreçle ilgili üç önemli risk yaygın olarak görülmektedir. Bunlar;

-Bu sürecin yönetmeliğe tam olarak uygun yapılmasının yüksek bir maliyet getirmesinden dolayı süreç aşamalarının azaltılması.

-Son durulama işleminin yetersiz yapılmasından dolayı deterjan atıklarının kalması.

- Son durulama işleminin temiz su ile yapılmaması.


Sonuç olarak, mutlaka ambalajlı su kullanmak zorunda iseniz birinci önceliğiniz cam ambalajlı su veya güvenilir bir satış noktasından satın alacağınız pet ambalajlı su olmalıdır.


5- Musluk ucu arıtıcıdan aldığım temiz suyun tadı tezgah altı arıtıcıdan aldığım temiz suyun tadı kadar güzel değil. Neden?

Suya tad veren en önemli faktör sudaki minerallerdir. Tezgah altı arıtıcılardan alınan temiz sudaki mineral miktarı sıfıra yakındır. Bazı paketlenmiş sularda da bu oran çok düşüktür. Uzun süre bu tür sular içtiniz ise musluk ucu arıtıcının suyu size sert gelecektir. Kaliteli  musluk ucu arıtıcının en önemli fonksiyonu sudaki kloru, kumu, pası, koloidleri ve organik maddeleri temizlemesidir. Sudaki mineralleri temizlemez. Bu minerallerin neden önemli olduğu konusunda 1. ve 3. soruların cevaplarına bakılabilir.


6- Seramik veya Memran filtreli musluk ucu arıtıcılar arasındaki farklar nelerdir?

Membran filtreler 0,2 mikron, seramik filtreler 0,5 mikron çapında gözeneklere sahiptir. Bu büyüklükler zararlı maddeleri ve kloru arıtma yönüyle çok büyük bir fark oluşturmaz. Ancak membran fitrelerin arıtma dışında suya tat verme fonksiyonu da vardır. Bu nedenle membran filtreden çıkan suyun tadı seramik filtreninkine  göre daha güzeldir.


REFERANS KAYNAKLAR
1.  Kaynak 
http://www.turkhijyen.org
2.  Kaynak 
http://www.who.int
3.  Kaynak 
http://en.wikipedia.org
4.  Kaynak 
http://dhss.delaware.gov
5.  Kaynak 
http://water.epa.gov
6.  Kaynak 
http://oehha.ca.gov
7.  Kaynak
 http://www.inspection.gc.ca
8.  Kaynak 
http://www.beslenmebulteni.com
9.  Kaynak 
10. Kaynak 
11
. Kaynak